5 Mart 2009 Perşembe

Salıncak...


Sen bir çocuksun sevgili...

Aşkım ise sana ancak bir salıncak!

Biliyorum.Bu hoyrat çocuk birgün sallanmaktan bıkacak.

Hiç bilmeyecek, kırılmak pahasına onun çocuk gönlünü eğlendirdiğimi...

Hiç bilmeyecek; korkum kırılmak değil,onun eğlencesinin yarıda kesilmesi...

Aşkım sapa sağlam bir dal gibi,beklicek seni çocuk!

Sen vazgeçene kadar vazgeçmicek.

Biliyor ama gönlüm! Bu çocuk , salıncağını terkedicek!

Peki sen biliyormusun çocuk?

Nereye gidersen git, ne yaparsan yap...

Aşklar geç, şehirler geç...

Çocuk gönlün bu salıncağı hep arayacak!

3 yorum:

Mor Eldiven dedi ki...

Salıncakta sallanan bir çocuk gibi
sana bir yaklaşıyorum
senin itişinle yine uzaklardayım, yalnızım...
Sana yaklaşmamı sağlayan hayatın kendisi, gerçekleri
senden uzaklaşmama neden olan ise sen
Ne olur beni itmesen, ben senden
beni itmeni değil beni hiç gitmeyecekmişim gibi
tutmanı bekliyorum
Belki salıncağım tek kişilik ama
ne fark eder bir an sen bir an ben
önemli olan kalbimin aşkımızdan bir parça taşıması
zaman olur sen daha çok binmek istersin
Zaman olur ikimiz de binmek isteriz
bunu öğrenmek için bin seni iteyim ve
arkana bakmadan uzaklarda nasıl yalnız olduğunu
dönerken ise duyacağın mutluluğu hisset
ama dönerken şunu da unutma
ben seni bir daha itmeyeceğim...

masal bitti dedi ki...

Çocukluktan öğretmişler bize...Karşılıksız sevmeyi! Salıncak arkasında mesela...Kolların koparcasına sallarsın, başkasını eğlendirmek pahasına...Bazen kolların koparcasına çabalayıp sallarsın salıncaktakini...Ama o senı arkada bırakmıştır çoktan...Asla ulaşamayacağı gökyüzünün mavilikleri kör etmiştir gözleri...
Çok zaman sonra sen olmadan sallanamayınca, anlar gidişini...

Adsız dedi ki...

vışşş...