Ve oyun bahçesinin kapısını yavaşça çekip çocuk, yürüdü savaş alanına doğru.Dilinde halen o masum çocukluk türküleri...Hayat henüz kanına karışmamış, gölgeler düşmemişti yüzüne...Kalbi halen sol tarafında atıyordu aynı ritimde , hiç ihanete uğramamış , hiç ihanet etmemişti kimseye.Küfür yerleşmemişti dilinin en ücra köşelerine, hiç ölmemiş ve öldürmemişti.Okuduğu tüm masallar mutlu sonla bitiyordu ya, bu da ona yetiyordu.
Ve oyun bahçesinin kapısını usulca çekip yürüdü savaş alanına çocuk.Hayat umuyordu, onu ölüm karşılıyordu.Yol boyu öldürülmüş "çocukluklar", yol boyu büyümüş insanlar...Ardına baktı, oyun bahçesi gözükmüyordu.Tam karşıda koca bir korku, hayat korkuyla bedenine sızıyordu.
sen ne kadar izin verirsen o kadar kaçabileceğim belkide...Yüreğim kukla olmuş sevgili, nasır tutmuş ellerinde!!!
1 Şubat 2010 Pazartesi
24 Ocak 2010 Pazar
Gizlenip en sağlam kalen saydığının bedenine, sızar hanenden içeri yine korku...Ölümüde takar peşine, kendi yetmezmiş gibi! Hatırlatır sana bir kez daha;" ipler benim elimde, kuklaa..."
İplerinin onun elinde olmasından korkmazsın aslında, korktuğun namluyu sevdiklerinin alnına dayamasında...Oda bilir seni, bilir de oynatır parmağının ucunda.Çok başka hayaller kurarken sen, ya da geç hayalleri çok basit planlar yaparken mesela...Mesela ağız tadıyla yenecek bir akşam yemeği kurarken aklında, ardını dönüp yemek hazır diye bağıracağın anda, serer sevdiğini iki seksen salonun ortasına...Bu kadar basit der sana aklınca, alırım onu çıkarırım oyundan biz devam ederiz oynamaya...O olmazz o olmaz dersin defalarca, beni al onu bırak burda! Söylediklerinemi ikna oldu yoksa oyundan mı hoşlandı bilinmez ,öylece bırakıp sizi ardında geldiği gibi gider korku...Ya sevmeyeceksin, ya korkmayacaksın hayat bu!
İplerinin onun elinde olmasından korkmazsın aslında, korktuğun namluyu sevdiklerinin alnına dayamasında...Oda bilir seni, bilir de oynatır parmağının ucunda.Çok başka hayaller kurarken sen, ya da geç hayalleri çok basit planlar yaparken mesela...Mesela ağız tadıyla yenecek bir akşam yemeği kurarken aklında, ardını dönüp yemek hazır diye bağıracağın anda, serer sevdiğini iki seksen salonun ortasına...Bu kadar basit der sana aklınca, alırım onu çıkarırım oyundan biz devam ederiz oynamaya...O olmazz o olmaz dersin defalarca, beni al onu bırak burda! Söylediklerinemi ikna oldu yoksa oyundan mı hoşlandı bilinmez ,öylece bırakıp sizi ardında geldiği gibi gider korku...Ya sevmeyeceksin, ya korkmayacaksın hayat bu!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)