23 Aralık 2009 Çarşamba

Aşk üzerine...

Aşk ruhu başka bir bedene emanet etmektir belkide...Ve hiçbir zaman iyi bakılmaz ruha gönderdiğiniz yerde.

.

Küçücük bir nokta nasılda bitiriveriyor kocaman bir cümleyi...

7 Eylül 2009 Pazartesi

YAZ,TUZ BUZ...


Zehir zemberek bir tat kalmışsa dudaklarında ve uyandıysan en tatlı uykundan...Memnun değilsen gördüklerinden ve kalbin küsse halen aklına,neye yarar uyanışın en tatlı yaz uykundan.Gözlerine çöken yağmur bulutu kalkmak bilmediyse, ömrünün artık her mevsimi çetin bir kışa dönüştüyse hadi kaldır gardırobundan sana o yazı hatırlatıcak giysilerini.Ama baş köşesine as mutlaka o yeşil çiçekli saç bandını...Bir vapur seyahatinde hani, denizin köpüklerine bulanmıştıda sevdiğinin alnı silivermiştin.Onu sakla özenle bir köşede arada tak saçlarına gönlünün kırgınlığını alsın biraz...İnsin dudaklarına sahte bir gülümseme!!!Sonra ört kapılarını, dolabında erzağın olsun mutlaka.Çetin kışlar bekliyor seni. Ve son kez gülümse güneşe, perdelerini kapatırken.Öyle ya tüm yaşananlara şahitlik etti o...Başın öne eğik hafif bir yenilmişlikle uzan yatağına ve zamanın geçmesini bekle! Uzun uzun düşün sonra neyi nasıl mahvettim diye...Tamam de,Kabul!!! Dediklerinizin hepsi doğru!!!Beceremedim, abla olmayı, evlat olmayı yada bir sevgili...Peki ya siz...Kumdan yaptığım kaleleri yıkıp giderken bir tufan gibi, avuç avuç kumları doldurdunuz gözbebeklerime... Öfkemede kulplar takın hadi,kurun kurcalayın...Ben biraz uzanıcağım müsadenizle...Üzerimde bir yaz yorgunluğu, Malum önümüz kış ve uzun bir kış beni beklemekte!!!

28 Ağustos 2009 Cuma

Yağmur bulutu...


Gözlerimin karanlığını iki damla gözyaşıyla akıtarak gündüzü oturturum sandım belki gözbebeklerime...Hani yağmurun ardından açarmış ya hep güneş! Ben hep böyle avuttum kendimi...Geceler geceleri kovaladı, sağnak yağışlarım hiç dinmedi sevgili.Git istedim gözlerimden,git.Ardındaki aydınlığı istedim belkide...Oysaki bir bulutmuş gözlerim sevgili...Siyah bir yağmur bulutu! Ağladım, ağladıkça gözlerim tükendi.Şimdi sensizlikte hayatın bana sunduğu tek renk zifiri!!!

("),(...),(.)


Ben seni hep (") tırnak içinde yazarken sevgili, sen beni hep başkalarına iliştirdin!İşte bundandır sana kırgınlığım.Senin kurduğun cümlelerin hiçbirinin öznesi olamadığımdandır belki. Gidiyorum sevgili üç noktalar sunarak.Sen hep bıraktıklarımızın devamı var sanıcaksın belkide, oysa yarım bırakıp gidiyorum ben. Uzun bir çabanın ardından sana sunacağım tek şey noktadır belki.

14 Ağustos 2009 Cuma

Aptalın Masal'ı...


Çok güvenipte yol arkadaşına dökmediysen yollara ne ekmek ne de taş!!! Aklının en ücra köşesinden bile geçmediyse geriye dönme fikri, gözün kapalı düştüysen onunla yollara ve yolların sonu çıkmaz sokaksa...Bulamadıysan onu ne sağında ne solunda kimseye kızma!!! Bilki Çikolatadan evler beklemiyor senı ormanın karanlıklarında, cadı yada büyücüde arama hiç boşuna!!! Kör bir çift göz ara bedeninde cadı diye, bedene yapılan büyünün hesabını dön sor yüreğine!!!Nedenlerin dönsün aklının koridorlarında, o dönmese bile sana!Sen asla yapayalnız bırakma kendini karanlık bir ormanda.Tamam yollara taş dökmedin, umut ektin belki ama hiç bir iz kalmadı geride!!!Bir kutup yıldızı bul kendine yada karınca yuvalarını izle...Çık karanlıktan kurtar kendini.Sonra bir dere kenarında çıkar kalbini, koy bir taşın üstüne...Yüzleş belkide!!!Söyle ona sana masallar anlatmayı bıraksın, senı avutmayı...Bugün ormanda kaybetti belki seni...Yarın belkide ruhunda!!!

kukla...

özgür kuklalar...Hareketsizlik pahasına iplerini kopardılar! Yaşammı karşıladı onları peki? Yoksa ölümümü kucakladılar!!!